Güvenlik bekçilerimiz; komşularımız - Kale Gündem - Haberler - Son Dakika Haberleri - Malatya Kale İlçesi
DOLAR

33,0413$% 0.65

EURO

36,0249% 0.4

STERLİN

42,9931£% 1.08

GRAM ALTIN

2.559,20%0,41

ÇEYREK ALTIN

4.146,00%0,67

BİTCOİN

1911525฿%0.8433

Öğle Vakti a 12:37
Malatya AÇIK 30°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Güvenlik bekçilerimiz; komşularımız

Bir varmış bir yokmuş diye başlar ya masallar. Hep iyilerin kazandığı, kötülerin kaybettiği hayal dünyamızın zenginliğini ortaya çıkaran masallar. Bir zamanlar var olan güzellikler, iyilikler, değerlerimiz gel gör ki masallarda anlatılanlar gibi kalmamış. Dönüp baktığımızda geriye, kaybolmuş hepsi yavaş yavaş.

İşte yok olmaya mahkûm ettiğimiz değerlerimize bir yenisini daha eklemişiz ve komşularımıza, komşuluk ilişkilerimize elveda demişiz.

Bir zamanlar mahalle aralarında sek sek oynadığımız, ip atladığımız, kitaplarımızı – kıyafetlerimizi paylaştığımız komşu çocuklarına elveda demişiz. Üç dört mahalleden gelen çocuklarla kendi dünyamızı kurduğumuz ve bizim olduğunu sandığımız oyunlarımızı, soğuk apartman duvarlarının arkasında teknoloji harikası dediğimiz sanal oyunlara kurban vermişiz.

Komşu kadınların annelerimizle birlikte toplanarak imece usulü yapmış oldukları ekmeklere, reçellere, sarmalara elveda demişiz. Kendi yalnızlığına terk etmişiz yardımlaşmayı ve dayanışmayı. Akşamları iş çıkışında sokak boyunca esnafla, komşuyla selamlaşan, muhabbet ederek eve gelen babalarımızın sıcak sohbetlerine elveda demişiz. Onun yerini asansörlerde birbirinin yüzüne bakmayan, birbirine yabancı duran soğuk selamlaşmalara bırakmışız. Kısacası neşemizi, sevincimizi, kederimize ortak olan komşularımızı kapatmışız hazine sandıklarının içine.

“Ev alma komşu al” diyen atalarımızın sözlerinde saklı kalmış komşuluğun önemi. Eskiden anne- babalarımız eve geç geldiklerinde bizi emanet ettikleri en güvenilir yerlerdi komşu evleri. Biz gitmezsek dahi bir kap sıcak yemek ve bizleri sürekli kontrol eden komşularımız vardı. Hiçbir zaman cebimizde yedek anahtar bulunmazdı. Ya anahtarı evinden aldığımız ya da evinde beklediğimiz komşularımız vardı.

Sesiz, sakin diye adlandırdığımız ama huzurun hiç eksik olmadığı mahallelerimizde kapanmayan kapı ve pencerelerimiz vardı. Dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı bizleri uyaracak, koruyacak, polise yardımcı olacak,  kısacası mahallemizin “güven bekçileri” komşularımız vardı.

Çocukça kavgalarımız başladığı yerde kalırdı. Anne babamız komşu çocuğunun kulağını değil, bizim kulağımızı çekerdi ve kulağımıza küpe kalırdı “ O senin kardeşin, hiç kardeş dövülür mü?” sözleri. Gençlerin kavgası karakolda bitmezdi. Komşu ağabeyler tarafından tatlı arabuluculuklarla biterdi sebepsiz kavgalar.

Sadece evlerimizde değil, mahalle içine girdiğimizde başlardı güvenlik. Esnaf yanı başımızda ki komşudan sonra bizi en iyi bilen ve tanıyandı. Küçük işletmelerde gerek duyulmazdı güvenlik kameralarına. “5 dakika sonra döneceğim” notunun yazılı olduğu kapılar hiç kilitlenmezdi. Çünkü güvendiği komşusu yanı başındaydı.

İşte şimdi dönüp bakmaktayız geriye. Nerede kaldı o güzellikler diye. Aslında onlar hala yanı başımızda. Sadece vefalı bir dostun kapısını açmasını beklemekte. Vakit çok geç olmadan, zamanı hunharca tüketmeden değerlerimize sahip çıkmalıyız. Şimdi hep beraber komşumuzun kapısına gidip, candan bir gülümsemeyle “MERHABA” diyelim…

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Sosyal medya nasıl kullanılmaz?

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.